Buradasınız
MÜHİM BİR KİTAP [ERGUN GÖZE]
Kaynak: Tercüman Gazetesi, 11.Ocak.2005, Köşebaşı Sütunu
Yazan: Ergun Göze
Gerçek olan bu
Aslında gerçek üniversite tahsili budur. O kadar ki, fakülte imtihanlarını zamanından evvel verdiği için, mezun olmasına yeterli müddeti henüz dolmadığından, tüzük icabı diplomasını beklemek zorunda kalmış ve bu arada doktorayı vermiş, yani lisansiye olmadan doktor olmuştur.
Daha sonra hoca bu kitapta sizi, Fen Fakültesi'nin, Teknik üniversite'nin ve TÜBİTAK'ın içyüzüne götürmektedir. Birbirini kıskanan hocalar, beleş Avrupa seyahatlerine tenezzül edenler, kayırmalar, kısaca insanoğlunun ne kadar zaafı varsa hepsinin, akademik cübbe içinde cirit attığı bir tiyatro sahnesinde ve tekmili birden büyük bir samimiyet ve açıksözlülük ve edeple anlatılmış. Kürsü profesörü ve dekan olarak, birçok doktora hazırlığı, doçentlik tezi oylamaları neler neler...
Birkaç noktaya değinmek isterim. Özemre Hoca, her şeyden önce ilim ahlakına sahiptir. Karşısına gelen öğrencinin, siyasi veya din”, mill” yapısına bakmaz: 'Adam komünistmiş, ne yapayım, benden sorulan, verdiği imtihandaki derecesidir. Pek mükemmel çalışmışsa ben başka ne diyebilirim. Elbette ilim ahlakı, hocalık ahlakı bunu emreder, ben de hakkını veririm' Ama sanırım ayni ahlakı solcuların çoğunda bulamamıştır.
Bu bana bir ara üniversitelerimizi, siyasi çalkalanmalardan yararlanarak cehele güruhunun, ideolojik pistonla istila etmesi faciasını hatırlattı.
Nobel ve Türkler
Özemre Hoca'ya göre, Nobel mükafatına layık Türk birden fazladır. Ama bu ödülü bir Türk'e vermezler, Pakistanlı Abdüsselam'a bile bir başkasıyla ortak vermişlerdir ve hoca 1961'de Nobel hayalini terk eder. Ancak Prof. Feza Gürsoy'un, Prof. Yalçın Koç'un ve Prof. Oktay Sinanoğlu'nun Nobel'i hak etmiş bulunduklarını ısrarla belirtmektedir. Ne güzel bir müjde.
Özemre Hoca, dini müktesebatıyla da mümtazdır ve kâmil insandır. Bir öğrencisi için 'Beni yüz defa geçmiştir Nobel'e lâyıktır' derken, ne kadar kalb-i selim sahibi olduğunu da ortaya koymaktadır. Ne denmiştir: 'Bilmez insan kadrini alemde insan olmayan.' Kendisinin üstün tarafını belirtmek zaruretinde kalınca da 'lanet nefsime' diye söze başlar. Fizikle metafiziğin bu kadar nefis bir karışımı bilmem başka var mıdır?
öteden beri eşref-i mahlukat olan insanların hayatlarının en büyük ibret ve örnek -hele ilim ve ahlak yolunda- vesilesi olduğunu düşünmüşümdür. Bu kitabı okuyanlar, yerlisi yabancısıyla akademik alemi tanıyacaklardır. İtiraf ederim, bu kadar müspet tarafları olduğunu bilmiyordum. Kitaba ilave ettiği bazı ana makaleleri ise ayrı bir reçete, ayrı bir kültür kaynağıdır. Özemre Hoca şimdi, onbeş dünya çapında alimin hayat hikayelerini Türk gençlerine örnek olsun diye yazmaktadır. Zaten Hoca birçok orijinal fizik kitabına imza attıktan başka değişik konularda kitaplara da başarıyla imza atmıştır. Her kitabı Türk kültürü için bir kazançtır. Bu eşi bulunmaz kitabı için Türk kültürü kendisine teşekkür borçludur.
AKADEMİK YILLARIM,
Ahmet Yüksel Özemre, Boğaziçi Yayınları
Tel: 0212.520 70 76